Haberler · 2 Min
Coinbase’den 300 Milyon Doların Üzerinde Çalan Hacker, 18,9 Milyon Dolarlık Ethereum Satın Aldı

Oldukça dikkat çekici bir gelişmede, Coinbase kullanıcılarından 300 milyon dolardan fazla çaldığı bildirilen hacker, 3.976 ETH’yi 18,9 milyon dolara, yani ETH başına 4.756 dolardan yeniden satın aldı.
Blokzincir ve İşlem Analizi
Bu tür hamleler, kripto suç dünyasında kullanılan daha gelişmiş kara para aklama tekniklerine işaret ediyor. Dikkat çekici olan nokta, Ether’in satın alındığı fiyatın (4.756) bir önceki günkü seviyeden (4.539,62) daha yüksek olması. Bu durum ya piyasanın çok hızlı hareket ettiğini ya da birinin, takip edilmeden önce yeniden yatırım yapmak amacıyla bilinçli olarak yüksek fiyattan alım yaptığını gösterebilir.
Borç alma ve verme platformlarında herhangi bir hareket görülmedi; çünkü kredilerin net değeri sıfır seviyesindeydi. Merkeziyetsiz yapıda, yargı yetkisi ve teknolojik engeller nedeniyle fonların yalnızca küçük bir kısmının geri kazanılabildiği belirtiliyor.
Coinbase ve Piyasa Eğilimleri

X üzerinden alınan görsel
CoinDCX analistlerine göre, ETF talebinin yüksek seyretmeye devam etmesi halinde Ethereum yıl sonuna kadar 5.800–6.000 dolar bandının üzerine çıkabilir. Ayrıca son dönemde yaşanan piyasa oynaklığı, 24 saat içinde toplam 396 milyon dolarlık tasfiyeye yol açtı ve volatiliteyi artırdı. Hacker’ın yaptığı bu büyük alım da piyasayı bozucu etkilere neden olabilir; kaldıraçlı pozisyonları manipüle ederek fiyat dalgalanmalarını artırma potansiyeli taşıyor.
Güvenlik Sorunları ve Hukuki Yansımalar
Coinbase’in 2025 yılında zarar gören tüm kullanıcılara tam iade garantisi verdiği ve kolluk kuvvetleriyle iş birliği yaptığı açıklanmasına rağmen, hacker hâlâ aktif. Chainalysis verilerine göre, 2025’te çalınan kripto varlıkların yüzde 17 artışla 2,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor; ancak merkeziyetsiz alandaki yargı ve teknik engeller nedeniyle geri kazanımın yalnızca küçük bir kısmı mümkün olabilecek. Coinbase saldırısının arkasındaki kimlik belirsizliğini korusa da uzmanlar, kullanılan strateji ve uygulamada dikkat çekici benzerlikler bulunduğunu, bunun da siyasi amaçlı olabileceğine dair endişeleri artırdığını vurguluyor.